Küresel Isınma ve
İklim Değişikliği
Son zamanlarda çevre alanındaki en temel
sorunların başında, Küresel ısınma ve buna bağlı olarak
ortaya çıkan olumsuz etkilerin geldiği bilinmektedir.
Özellikle Sanayi Devriminin başlangıcından itibaren sera
gazlarının atmosferdeki konsantrasyonlarında sürekli bir
artış meydana gelmiştir. İnsan faaliyetleri sonucunda
meydana gelen bu artış iklim sisteminin doğal dengesinin
giderek bozulmasına neden olmaktadır.
İnsan faaliyetleri sonucunda atmosfere
verilen gazların sera etkisi yaratması ile dünya
yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma denir.
Sera gazları olarak adlandırılan CO2, N2O, CH4 gibi
gazlar güneş ve yer radyasyonunu tutarak, atmosferin
ısınmasında başlıca etken oluştururlar. Fosil
yakıtların yakılması, ormansızlaşma, hızlı nüfus artışı,
toplumlardaki tüketim eğiliminin artması gibi
nedenlerle CO2’in atmosferdeki konsantrasyonu Sanayi
Devrimi öncesine göre %25 daha fazladır ve her yıl %0,5
oranında artmaktadır. 1860 yılından günümüze kadar
yapılmış olan gözlem ve kayıtlar ortalama küresel
sıcaklığın, 0.5 – 0.8C kadar arttığını göstermiştir.
Bilim çevreleri, atmosferde biriken sera gazı
emisyonlarının azaltılmasına yönelik hiçbir tedbir
alınmadığı taktirde, bu yüzyıl sonunda iklim değişikliği
nedeniyle dünya sıcaklık ortalamasının 2 derece
artacağını öngörmektedirler.
Küresel ısınma ve iklim değişimi
birbirini tetiklemektedir. Buna bağlı olarak meydana
gelebilecek felaketler zincirinin: Buzulların erimesi,
Deniz suyu seviyesinin 60cm kadar yükselmesi, taşkınlar,
kıyı kesimlerde toprak kaybı, temiz su kaynaklarının
denize karışması ve su sorunu, yüksek sıcaklık artışıyla
görülen aşırı buharlaşma ve kuraklık, yangınlar, göl ve
ırmak sularında %20’lik azalma, bu değişikliklere
dayanamayan bitki ve hayvan türlerinin yok olması ya da
azalması, bazı bölgelerde aşırı ısınma nedeniyle virüs
türlerinde değişiklik olması ve salgın hastalıkların
gelişmesi, oluşacak göç dalgasıyla yerel ve global
ölçekte taşıma kapasitesinin aşılması ve bunun
sonucunda sorunların yaygınlaşması şeklinde seyredeceği
ileri sürülmektedir.
Küresel ısınmanın etkileri, şimdiden
Bangladeş, Maldiv Adaları, Pakistan ve Endonezya’da
toprak kayıplarıyla kendini göstermektedir. Küresel
Isınma ve İklim Değişikliğinin Sosyo-ekonomik ve politik
boyutu da göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir.
Türkiye için geliştirilmiş iklim
modellerine göre; küresel ısınma sonucu ülkemizde
beklenen en önemli sorun, su sorunudur. Bunun yanı sıra
tarım ve orman ürünlerinde azalışa, su kaynaklarının
azalması sonucu enerji sıkıntısına, kıyı kesimlerden iç
kısımlara doğru nüfus hareketine neden olması
beklenmektedir. Son yıllarda ülkemizdeki ağaç
kurumalarındaki hızlı artışın ve zararlı böcek
salgınlarının artmasının asıl nedeni kuraklıktır.
Dünyada Sera etkisi yaratan çevre
sorunlarının %46’sı Enerji Tüketimi, %24’ü Sanayi
Faaliyetleri, %18’i Ormansızlaşma, %9’u Tarım ve %3’ü de
Diğer kaynakların yarattığı emisyonlar nedeniyle
oluşmaktadır. Buradan anlaşılmaktadır ki; Dünyadaki
çevre sorununun en önemli nedeni Enerji Tüketimidir.
Enerji Üretim sistemlerinde kullanılan yakıt türüne
bağlı olarak da çevre sorunları artmaktadır.