EĞİTİM ÇALIŞMALARI

 

 

      Çevre duyarlılığının arttırılması, çevre bilincinin geliştirilmesi ve öğrencilerin çevre konusunda eğitilmeleri amacıyla 2005-2006 öğretim yılı I. ve II. Yarıyıl içersinde İlimiz sınırları içerisindeki 43 ilköğretim okulunda İl Müdürlüğümüzce “Çevre Eğitimi” verilmiştir.

     Ayrıca 19 Mayıs Aşık Kutlu Eğitim Merkezinde Din Adamlarına  “Çevrenin Önemi ve Çevre Korumacılığı” konusunda konferans verilmiştir.

      Çevre ;insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları fiziki, biyolojik, sosyal,ekonomik ve kültürel ortamdır. Sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesi ancak sağlıklı bir çevreyle mümkündür .İnsan yaşamı çeşitli dengeler üzerine kurulmuştur. Kalkınma ve rahat bir hayat yaşayabilmek her insanın hakkıdır. Ancak kalkınırken olumsuz etkilere sebep olmamak veya hiç değilse meydana gelebilecek çevre sorunlarını en az indirmek insanlığın kaçınılmaz görevidir. İnsanın çevresiyle oluşturduğu doğal dengeyi meydana getiren zincirin halkalarında meydana gelen kopmalar, zincirin tümünü etkileyip, bu dengenin bozulmasına ve çevre sorunlarının oluşmasına sebep olmaktadır.
   Peki Çevre Kirliliği nedir?Doğanın temel fiziksel unsurları olan hava ,su ve toprak üzerinde olumsuz etkilerin oluşması ile ortaya çıkan ve canlı öğelerin hayati aktivitelerini olumsuz yönde etkileyen çevre sorunlarına denmektedir.
Çevre sorunlarının artmasına paralel olarak çevre koruma gayretleri de artmaya başlamıştır. Çevrenin korunması , geliştirilmesi ve iyileştirilmesi konularında gösterilen çabaların amacı insanların daha sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşamalarının sağlanmasıdır. Bunu sağlayacak olan da insanın kendisidir. Bu da ancak insan kaynağını geliştirmekle mümkündür. Çevre Eğitimi ise bu kaynağın geliştirilmesini sağlayacak tek unsurdur.

   ÇEVRE SORUNLARI
   Hızlı artan Dünya Nüfusu , plansız endüstrileşme ve sağlıksız kentleşme , nükleer denemeler ,bölgesel savaşlar verimi artırmak amacıyla kullanılan tarım ilaçları, yapay gübreler ve deterjan gibi kimyasal maddeler giderek çevreyi kirletmeye başlamış , bunun sonucu olarak , büyük oranda kirlenen hava , su ve toprak canlılar için zararlı olabilecek boyutlara ulaşmıştır.
İnsanların çevre açısından karşı karşıya kaldığı başlıca problemler şöyle özetlenebilir.
   1-Hava, su ve topraklarımızın her geçen gün artan oranlarda kirlenmesi ve önemli bir kısmının kullanılamaz hale gelmesi
   2-Özellikle Büyükşehir ve sanayi bölgelerinin çevre kirliliği sebebiyle yaşanamaz hale gelmesi
   3-Ozon tabakasının delinmesi.
   4-Yerkürenin giderek ısınması.
   5-Kanser ve benzeri hastalıkların artması.
   6-Doğal kaynakların hızla tüketilmesi.

   ÇEVRE SORUNLARININ KAYNAKLARI
   1-Göçler ve düzensiz şehirleşme,
   2-Kişi başına kullanılan enerji, su , kağıt, kömür vb. artışı,
   3-Ormanların tahribi , yangınlar ve erozyon,
   4-Aşırı otlatma ve doğal bitki örtüsünün tahribi,
   5-Konutlardaki ve işyerlerindeki ısınmadan kaynaklanan (özellikle kalitesiz kömür kullanımı) hava kirliliği,
   6-Motorlu araçlar ve deniz araçları,
   7-Maden , kireç, taş ve kum ocakları,
   8-Gübre ve zirai mücadele ilaçları,
   9-Atmosferik olaylar ve doğal afetler,
   10-Kanalizasyon sularının arıtılmaksızın doğaya verilmesi ve sulamada kullanılması,
   11-Katı atıklar ve çöp,
   12-Sulak alanların ve göllerin kurutulması,
   13-Arazilerin yanlış kullanımı,
   14-Kaçak avlanma ,
   15-Televizyon, bilgisayar ve röntgen, tomografi vb. tıbbi cihazların yaygınlaşması ile meydana gelen radyasyon,
   16-Endüstriyel ve kentsel kaynaklı gürültü.

   Toplumun tüm kesimlerini çevre konusunda bilgilendirmek, bilinçlendirmek, olumlu ve kalıcı davranış değişiklikleri kazandırmak ve sorunların çözümünde fertlerin aktif katılımlarını sağlamak çevre eğitiminin temel hedefidir.

   Çevre ile ilgili konularda aktif katılım sağlayacak , bireysel çıkarların toplumsal çıkarlardan ayrı düşünülemeyeceği gerçeğini kavratacak bir eğitim yöntemi uygulanmalıdır.

   Çevre eğitimi yalnız bilgi vermek ve sorumluluk hissi oluşturmakla kalmamalı , insan davranışını da etkilemelidir. Bunun için eğitim çalışmalarında işitsel ve görsel materyaller ile uygulamaya ağırlık verilmelidir.

   Çevrenin korunması, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi konularında gösterilen çabaların amacı, insanların daha sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşamalarının sağlanmasıdır. Bunu sağlayacak olan da insanın kendisidir. Çünkü çevreye zarar veren de ,çevreyi koruyan ve geliştiren de insandır. Günümüzde çevre bilinci sağlıklı bir çevrede yaşamayı , temel insan haklarından biri olarak kabul etmektedir. Bu ise ancak kaliteli bir eğitim ile mümkündür.

   İnsan ve çevre arasında ki etkileşimin vazgeçilmez nitelikte oluşu, çevre kavramının günümüzde kazandığı boyutlar , çevrenin ulusal düzeyde olduğu kadar , uluslararası düzeyde de yeni yaklaşımlarla ele alınması gereğini ortaya çıkarmıştır.

   Anayasamızın 56. Maddesinde “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşın ödevidir” denilmektedir. Bu doğrultuda çevrenin korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesi konusunda devlete ve vatandaşlara çeşitli görevler düşmektedir.

   Ülkemizde bugün ortaya çıkan sorunların ana nedenlerinden birisi, bilgi edinme ve bilinçlenmede karşılaşılan eksikliklerdir. Çevre bilincine sahip olmayan bir insan , yaşadığı dünyayı kendisinden sonrs başkalarının da kullanacağını idrak edemez. Halbuki çevre,bize geçmişten kalan bir miras değil ; korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere en güzel şekilde devredilmesi gereken bir emanettir.
   Toplumumuzun büyük bir kısmında çevre bilincinin yeterince oluşmaması nedeniyledir ki çevre, ilgilenmeye değmeyen bir konu olarak algılanmaktadır. Çevre Eğitiminin ana hedefi ise; yeni bir insan tipini , ahlak anlayışını ve tüketim bilincini topluma kazandırmak , ihtiyacı kadar tüketen , gelecek nesillere karşı sorumluluk hisseden , çevre sorunlarına karşı duyarlı ve bilinçli bir insan modeli yetiştirmektir.