|
Kızılırmak
deltası, 56.000 Ha genişliğinde, irili ufaklı 20
adet göl ile büyük bataklık ve sazlık alanlardan
oluşması, çok büyük bir alana sahip olması ve de
barındırdığı kuş sayısı bakımından sadece
Türkiye için değil, tüm dünya ekolojisi
açısından büyük öneme sahiptir.
19
Mayıs, Bafra, Alaçam ilçelerini kapsamaktadır.
Samsun
şehir merkezine 50 km mesafededir.
Kızılırmak
deltası, 15/04/1998 tarihinde Ramsar Alanı
olarak ilan edilmiştir.
Bugün
alanın yaklaşık olarak 22 000 hektarlık kısmı
Ramsar Alanı içersinde yer almaktadır.
Kızılırmak deltasının 5174 hektarlık bölümü
Yaban Hayatı Geliştirme Sahası
olarak ilan edilmiştir.
Yine
1994 yılında özellikle Su Kuşları Yaşam Alanı
Ortamı olduğu tespit edilmiştir.
Kızılırmak
Deltası sahip olduğu doğal özelliklerinin
korunması amacı ile Doğal Sit İlke Kararlarına
göre 1994 yılında, Deltanın doğu bölümünde yer
alan sulak alanların tamamı, Kültür Bakanlığınca
Doğal Sit Alanı ilan edilerek koruma altına
alınmıştır.
Alanın yaklaşık
olarak %80-85 ‘i 1.derece sit alanı
kapsamındadır
Doğal
özellikleri büyük ölçüde korunabilmiş,
ülkemizin Karadeniz kıyısındaki tek sulak
alanıdır.
Kızılırmak
Deltası, göç sırasında Karadeniz’ i
doğrudan aşan kuş türleri için hayati
önem taşınmaktadır. İlkbaharda Karadeniz’ i
geçmek üzere uzun bir yolculuğun
hazırlığını yaptıkları ve sonbahar
göçlerinde ise Karadeniz’ i aşan kuş
türlerinin Karadeniz kıyısında
sığınabilecekleri en önemli sulak alandır.
Bu nedenle, özellikle göç sırasında bazı
kuş türleri Deltada büyük sayılara
ulaşmaktadır.
Kızılırmak deltası, dünyadaki coğrafik konumu
açısından, batı palaerktik bölgenin batısında
yer almaktadır.
Bu
alan içersinde yaklaşık olarak 1000-1100 kuş
türü yaşamakta olup, bu kuş türlerinin % 40’ı,
yani 400-440 kuş türü Türkiye’ de tespit
edilmiştir. Bu bölgedeki kuş türlerinin %
30-35’i ise Kızılırmak deltasında tespit edilmiş
olup, %10-15’i yine Deltada üremektedir.
Kış ortası su
kuşu sayımlarından Deltada, bir kış
döneminde yaklaşık olarak 80.000 – 100.000
adet su kuşunun barındığı bilinmektedir.
Deltada bugüne kadar 322 kuş türü
saptanmıştır. Bunlardan 140 adedi üremektedir.
Bu sayı Türkiye kuşlarının % 74’ ü olup,
Türkiye’ de Göksu deltasından ( 332 tür )
sonra bir alanda tespit edilmiş en yüksek
sayıdır.
Yine
tüm dünyadaki nesli tehlikede olan 24 kadar
türden 18’i Kızılırmak deltasında görülmüştür.
-Uluslar
arası kriterlere göre bir bölgede 140’a yakın
Yelkovan görülürse bu bölge Uluslararası önemli
kuş alanı olarak kabul edilir.Kızılırmak
deltasından 1000’e yakın Yelkovan tespit
edilmiştir.
-Uluslararası kriterlere göre yine bir bölgede 680
adet küçük martı bir yerde kışlıyor veya
bulunuyorsa bu alan uluslararası önemli kuş
alanı olarak kabul edilir.Kızılırmak deltasında
göç esnasında 40.000 adet küçük martı tespit
edilmiştir.
Bölgede görülen türlerden Büyük deniz
düdükçünü ve Kuzey incir kuşu , bugüne dek
Türkiye’ de sadece Kızılırmak deltasında
saptanmıştır. Yine Küçük kiraz kuşu ve Ak
kiraz kuşu, son 25 yılda Türkiye’ de
sadece Kızılırmak deltasında görülmüştür.
Deltadaki türlerden Tepeli pelikan, Cüce
karabatak, Al boyunlu kaz, Dik kuyruk, Şah
kartal, Küçük kerkenez ve Toy dünya
çapında nesilleri tehlikede olan türlerdir.
Deltada üreyen başlıca kuş türleri
Erguvani balıkçıl, Kara leylek, Kaşıkçı,
Boz ördek, Macar ördeği, Paspaş pakta,
Turna, Kocagöz, Bataklık kırlangıcı, Küçük
batağan, Bahri ve Küçük sumrudur.
Karadeniz
Bölgesinde doğallığını koruyabilmiş tek sulak
alanımız olan dünya mirası Kızılırmak
deltasının, yöre insanının da katılımı ile sahip
olduğu doğal güzellikleri ve içinde barındırdığı
canlı cansız varlıkları ile korunması
gerekmektedir.
Kızılırmak
deltası, kuş varlığının yanı sıra yabani hayvan
varlığı bakımından da oldukça zengindir. Delta,
yaban kedisi, su samuru, yılkı atları, tilki,
sansar, kirpi gibi yaban hayvanları da
yaşamaktadır.
Nesli
tükenmekte olan Saz horozu, Tepeli
pelikan, Cüce karabatak, Dik kuyruk gibi
türlerin burada yaşayıp ve çoğaldıkları
gözlenmiştir. Bu dar sayıda belirtilen
özellikler bile alana ULUSLARARASI SULAK
ALAN olma özelliği kazandırmaktadır.
Alan oluşturduğu kendine has ekosistem
içerisinde doğal döngüsünü çok iyi ve
uyumlu bir şekilde yürütmesine karşın,
alana yapılan bilinçsiz insan müdahaleleri
ile bu döngünün halkaları yavaş yavaş
kopmaktadır. Alana, doğrudan ya da dolaylı
olarak hemen hemen tüm resmi kurumlar
kendi insiyatifleri doğrultusunda ve
birbirlerinden bağımsız ve habersiz olarak
müdahalelerde bulunmaktadır. Bütün bu
kurumlar alana yapılacak veya yapılan
müdahalenin ileride ortaya çıkaracağı
telafisi mümkün olmayan sonuçlarını
düşünmeden hareket etmektedirler.
Aynı şekilde bu ekolojik sistem içerisinde
dışlanamayacak bir olgu olan Deltada
yaşayan insanları da gözardı etmemek
gerekir. Öncelikli olarak bu ekosistem
içerisinde yaşayan insanlar ile deltanın
barıştırılması gereklidir. Onların yaşam
alanlarını ve haklarını kısıtlamadan, dünya
da bir eşi olmayan bu alanı da tamamen
elden çıkartmadan alandaki özellikle
mülkiyet sorunu ortadan kaldırılmalıdır.
Alanın resmi olarak mülkiyeti tek bir
kurumun idaresinde ve korumasında olmalıdır.
Deltada yaşayan
yöre halkı geçimini tarımsal-hayvansal
faaliyetlerden, az bir kısmı ise balıkçılık ile
saz kesiminden karşılamaktadır.
Ülkemizde
Uluslararası öneme sahip sulak alanlarda Çevre
ve Orman Bakanlığı Makamının 06.12.2004 tarih ve
367 nolu onayları ile “Doğa Harikası ve Kuş
Cennetleri Projesi” tüm Türkiye de
başlatılmıştır.
Bu doğrultuda,
Deltanın sahip olduğu özelliklerin dengeli bir
şekilde kullanılarak, gelecek nesillere
aktarılabilmesi ve böylece tüm insanlık
tarafından faydalanılması amacı ile “Kızılırmak
Deltası Kuş Cenneti Projesi” uygulamaya konulmuş
ve Ziyaretçi Merkezi, Kuş Gözlem Kuleleri ve Kuş
Gözlem Evinin planları yapılmıştır. |